Uykucu Tavşan Mimo Masalı
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde Mimo adında bir tavşan varmış. Mimo annesi ve babası ile birlikte yaşıyormuş. Mimo keyfi yerindeyken annesine yardım edermiş. Ama genel de keyfi olmazmış ve annesine yardım etmezmiş. Annesi Mimo dan bahçeyi süpürmesini, odasını toplamasını, sofrayı hazırlamasını ve çiçekleri sulaması konusunda yardım istermiş. Mimo da söylene söylene iş yaparmış.
(Halbuki anneye yardım etmenin ne kadar güzel bir davranış olduğunu bilse hiç şikâyet etmez.)
Günlerden bir gün anne tavşan Mimo dan bahçeyi süpürmesini ve çiçekleri sulamasını rica etmiş. Mimo büyük bir isteksizlikle işleri yapmaya başlamış. Çiçekleri sularken “Keşke kuşlar kadar özgür olabilsem. Hiçbir iş yapmam, bütün gün uçarım” diye söylenmeye başlamış. Mimo kendi kendine konuşurken yanı başında duran ağaçta ki kuş Mimo’ya seslenmiş. “Gerçekten de bizim ki uçmak mı isterdin?” demiş. Mimo “Evet, sizin gibi özgür olmak istiyorum, iş yapmak istemiyorum” demiş. Kuş “Peki o zaman ben sana yardım edeceğim. Şu şekeri al ve ye, bu şeker sihirli birden uçmaya başlayacaksın ve bu istediğin için pişman olacaksın” demiş. Mimo hiç düşünmeden şekeri almış ve hemen yemiş. Bir anda kanatları çıkmış ve bir kuş gibi uçmaya başlamış. Mimo şimdi çok mutlu olduğunu düşünmüş “Dünya da uçan tek tavşan benim” diye bağırarak uçmaya devam etmiş. Mimo bir kuş gibi saatlerce uçmaya devam etmiş. Birçok serçe, güvercin, karga görmüş ve bütün kuşlar onun bu haline anlam verememiş. İyi karnı acıkan Mimo yemek yemeğe karar vermiş. Ama ne yiyeceğini bilmiyormuş.
Çünkü ona hep annesi yemek hazırlarmış ve annesinin yemeklerini çok severmiş. Mimo biraz da üşümeye başlamış ve annesi ile babasını da özlediğini fark etmiş. Yaşadığı ormana geri dönmeye karar vermiş. Fakat ormana nasıl gideceğini bilmiyormuş. Uçmuş, uçmuş, uçmuş ama bir türlü evini bulamamış. Yolda rastladığı bir kuşa yaşadığı ormanın yerini sormuş. Kuş “Orası buraya çok uzak en az iki saat uçman gerek” demiş. Mimo “Peki ben ne yiyebilirim?” diye sormuş.
Kuş “Etrafta bir sürü ot var onlardan yiyebilirsin” demiş. Mimo “Ah olamaz. Ben normal yemek istiyorum! Meyveler, sebzeler, güzel kokulu yemekler istiyorum” demiş. Kuş “Üzgünüm ama benini terk etmek isteyen sensin. Şimdi ne bulursan onu yemelisin” demiş. Mimo kuşun dediğini yapmış ve ağaçtan yapraklar yemeye başlamış. Ama bunlar annesinin yaptıkları kadar lezzetli değilmiş. “Keşke evimi bırakmasaydım. Annemi ve babamı çok özledim. Evde anneme yardım etmeyi bile özledim” diye kendi kendine söylenmeye başlamış.
O anda ona sihirli şekeri veren kuş yanına gelmiş. “Hayırdır tavşan kardeş. Evini mi özledin. Yine söylenmeye başladın” demiş. Mimo “Evet evimi özledim. Lütfen evime gitmem için bana yardım et” demiş. Kuş “Tamam gel benimle” demiş ve tavşanı evinin olduğu ormana getirmiş. Mimo eve dönerken annesi ve babası için birçok çiçek toplamış.
Mimo, ormana geldiğinde koşarak annesinin yanına gitmiş. “Annecim bu çiçekler sizin için. Bana ne yapılması gerekse söyleye bilirsin. Bir daha asla buradan gitmek istemeyeceğim. Hem çok üşüdüm hem de sizi çok özledim. Bir de senin güzel yemeklerin olmadan yaşayamayacağımı anladım” demiş. Anne Mimo’ya sarılmış ve kuşa göz kırpmış. Çünkü bu kuş ile annenin Mimo’ya ders vermek için yaptığı bir oyunmuş. Mimo bir daha annesinin ve babasının sözünden hiç çıkmamış. Masal da burada bitmiş.


