Yarın ve Yokluk Endişesi ile Stokçuluk
İnsanı yoktan var eden Yüce Allah (cc), bir hidayet ve hayat rehberi olarak ona Kur-an ile doğru yolu göstermiştir. Dolayısıyla hayatımızın her alanında olduğu gibi rızık (yani yiyecek ve mal varlığı) temini konusunda da Kur-an’ı Kerimde Yüce Allah’ın bize verdiği mesajı bilmeli, dinlemeli ve ona uymalıyız.
Rızık temini neredeyse her insan için, emniyet ve güvenlikten sonra hayatın en temel meselesidir.
Ancak gerçek manada Allah’a iman eden bir Müslüman için rızık konusunun bir mücadele alanı olmadığı, olmaması gerektiği gayet net bir şekilde Kur-an’da belirtilmiştir. Zira Yüce Allah rızkı dilediğine bol, dilediğine az vereceğini ve her canlının rızkının kendi garantisinde olduğunu beyan etmektedir.
Rızık ile ilgili olarak Kur-an’da 100’den fazla ayet bulunmaktadır. Bu ayetlerin hiçbirinde Yüce Allah (cc), kuluna çalıştığı kadar rızık verir gibi bir ibare yoktur. Bu meyanda şöyle bir çıkarımda bulunmak sanırım yanlış olmazsa gerek. Müslümanın temel gayesi ve endişesi rızık temininden ziyade, kendisine verilen rızıkların helalinden yemek, kullanmak, tüketmek ve ona sahip olmayanlarla paylaşmaktır.
Yarın ve yokluk endişesi ile kendisine bahşedilen rızkı biriktirip stoklamak Müslümanın bir vasfı olamaz, olmamalı.
Belki de ben yanlış okuyor ve algılıyorum. Buyurun Yüce Allah’ın bize Kur-an’da söylediklerinin bir kısmını birlikte ve yeniden okuyalım.
- Yeryüzünde kımıldayan bütün canlıların rızkı yalnızca Allah’a aittir. Allah, her canlının anne karnından başlayıp devam eden hayat yolculuğunun her basamağında uğrayacağı menzili, orada kalacağı süreyi ve bu basamağın sonunda emanet bırakılacağı yeri de bilir. Bütün bunlar, apaçık ve açıklayıcı-ayrıştırıcı bir kitapta kayıtlıdır. (Hud Suresi 6. Ayet)
- Doğrusu Rabbin dilediğine rızkı bol verir, dilediğine de az verir. Şüphesiz O, kullarının durumunu en iyi bilen ve onları hakkiyle görendir. (İsra Suresi 30. Ayet)
- De ki: “Rabbim dilediğine rızkı bol verir, dilediğine az verir. Ne var ki, insanların çoğu bu gerçeği bilmez.” (Sebe Suresi 36. Ayet)
- Bilmezler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Elbette bunda iman edip onda derinleşecek insanlar için nice dersler vardır. (Zümer Suresi 52. Ayet)
- Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz ve helâl olanlarından yiyin! Eğer yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin! (Bakara Suresi 172. Ayet)
- Allah’ın size verdiği helâl ve temiz rızıklardan yiyin. Kendisine iman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının! (Maide Suresi 88. Ayet)
- Hurma ağaçlarının ve üzüm asmalarının meyvelerinden hem sarhoşluk veren bir içki hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için kesin bir delil vardır. (Nahl Suresi 67. Ayet)
- Allah, rızık konusunda bazınızı bazınızdan üstün kıldı. Ama kendilerine daha fazla rızık verilenler, sahip oldukları rızıktan ellerinin altında bulunan köle ve hizmetçilere kendileriyle eşit seviyede olacakları ölçüde vermezler. Hal böyleyken, nasıl oluyor da üzerlerinde bulunan Allah’ın bunca nimetini ve hakkını bile bile inkâr ediyorlar? (Nahl Suresi 71. Ayet)

